İHAM'ın Cevat Soysal/Türkiye kararında, başvurucunun, aleyhine tanıklık eden Abdullah Öcalan da dahil olmak üzere, iddia tanıklarını duruşmada sorguya çekme talebinin reddedilmesi, AİHS m. 6/3-d (iddia tanıklarını sorguya çekme hakkı) ihlali olarak kabul edilmiştir. Bu hakkın, 'yargılamanın esasına ilişkin bilgisi bulunan' ve 'beyanları mahkumiyet kararına dayanak oluşturan' tanıklar açısından taşıdığı önemi, 'silahların eşitliği' ilkesi bağlamında analiz ediniz.
AİHS m. 6/3-d'de güvence altına alınan bu hak, adil bir ceza yargılamasının temel taşlarından biridir. Bu hakkın önemi, özellikle 'yargılamanın esasına ilişkin bilgisi bulunan' ve 'beyanları mahkumiyet kararına dayanak oluşturan' tanıklar söz konusu olduğunda en üst düzeye çıkar. Analizi şöyledir: 1) Güvenilirliğin Denetlenmesi: Savunma makamının, bir tanığı duruşmada, hâkimin önünde, doğrudan sorguya çekmesi (çapraz sorgu), o tanığın beyanlarının güvenilirliğini, tutarlılığını ve doğruluğunu test etmenin en etkin yoludur. Tanık, sorgu sırasında tereddüt edebilir, çelişkiye düşebilir veya yalan söylediği ortaya çıkabilir. Bu imkanın ortadan kaldırılması, aleyhe olan bir delilin denetimsiz kalması anlamına gelir. 2) Silahların Eşitliği İlkesi: İddia makamı (savcılık), bu tanıkların ifadelerini alarak kendi tezini (suçlamayı) oluşturmuştur. Savunma makamına da bu tezi çürütmek için aynı tanıklara soru sorma imkanının tanınması, 'silahların eşitliği' ilkesinin bir gereğidir. Eğer savunma bu haktan mahrum bırakılırsa, iddia makamı haksız bir avantaj elde etmiş olur. Mahkumiyetin, büyük ölçüde veya sadece, sanığın sorgulama imkanı bulamadığı bir tanığın beyanlarına dayandırılması, 'Al-Khawaja ve Tahery/Birleşik Krallık' davasında İHAM tarafından geliştirilen test uyarınca, AİHS m. 6'nın ihlaline yol açar. Cevat Soysal kararında da İHAM, mahkumiyetin dayandığı temel delillerden birinin, sorgulanamayan tanık ifadeleri olduğunu tespit etmiş ve bu durumun, savunma haklarını orantısız bir şekilde kısıtlayarak yargılamayı bir bütün olarak adil olmaktan çıkardığı sonucuna varmıştır.