OHAL döneminde çıkarılan bir KHK ile kamu görevinden ihraç edilen bir kişi hakkında, daha sonra ceza mahkemesinde 'terör örgütü üyeliği' suçundan beraat kararı verilmesi, bu kişinin görevine iade edilmesi için tek başına yeterli bir gerekçe midir? Danıştay'ın bu konudaki yaklaşımını, 'idari tedbir' ile 'adli ceza' arasındaki ayrım üzerinden açıklayınız.
Hayır, ceza mahkemesinden alınan beraat kararı, tek başına kişinin görevine iade edilmesi için yeterli bir gerekçe değildir. Ancak, iade davasında çok güçlü ve belirleyici bir delildir. Danıştay'ın bu konudaki yaklaşımı, 'idari tedbir' ile 'adli ceza' arasındaki ayrıma dayanmaktadır. Danıştay 8. Dairesi'nin 2017/2408 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, OHAL KHK'ları ile yapılan ihraçlar, 'adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak... nihai sonuç doğuran olağanüstü tedbir niteliğindedir'. Bu yaklaşıma göre: 1) İdari Tedbir (İhraç): Amacı, milli güvenliğe tehdit oluşturduğu değerlendirilen kişilerin kamu hizmetinden uzaklaştırılmasıdır. İspat standardı, ceza yargılamasından daha düşüktür. Kişinin örgütle 'irtibat ve iltisakı' olduğuna dair idari makamlarda oluşan 'makul bir kanaat' yeterli görülebilir. 2) Adli Ceza: Amacı, kanunda suç olarak tanımlanan bir fiilin işlenip işlenmediğini, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi çerçevesinde, kesin ve inandırıcı delillerle tespit etmektir. Beraat kararı, kişinin o suçu işlediğinin kanıtlanamadığı anlamına gelir. Bu ayrım nedeniyle, Danıştay, beraat kararının idari işlemi otomatik olarak hukuka aykırı hale getirmediğini, idarenin elinde, ceza yargılamasına konu olmayan ancak 'irtibat ve iltisakı' gösteren başka somut ve hukuka uygun delillerin bulunup bulunmadığını da araştırır. Ancak, uygulamada, eğer ihraç gerekçesi ile ceza yargılamasının konusu aynı maddi vakıalara dayanıyorsa ve ceza mahkemesi bu vakıaların gerçekleşmediğine veya sanıkla ilgisi olmadığına karar vererek beraat vermişse, idari işlemin 'sebep' unsuru ortadan kalkmış sayılır ve ihraç işleminin iptal edilmesi gerekir. Beraat kararı, idarenin kanaatinin somut bir dayanağı olmadığını gösteren en kuvvetli delil haline gelir.