Bir bilişim sistemine, sahibinin rızasıyla (örneğin telefonunu arama yapması için vermesi) erişen bir failin, bu rızanın kapsamını aşarak telefondaki özel mesajlara veya fotoğraflara bakması eylemi, TCK m. 243 (Bilişim Sistemine Girme) suçunu oluşturur mu? Bu durumda 'rıza'nın hukuki sınırları nasıl belirlenir ve 'hukuka aykırı olarak girme' unsuru nasıl yorumlanmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #170857

Evet, bu eylem TCK m. 243'te tanımlanan suçu oluşturur. Bu durumda 'rıza'nın hukuki sınırları, rızanın verildiği amaçla sınırlı olarak yorumlanır. Hukuka aykırılığı ortadan kaldıran rıza, belirli bir eylem veya işlem için verilir. Mağdurun, telefonunu sadece 'sesli arama yapması' amacıyla vermesi, failin telefondaki tüm verilere erişmesi için genel ve sınırsız bir rıza verdiği anlamına gelmez. Fail, kendisine tanınan bu sınırlı erişim yetkisinin dışına çıkarak, rızanın kapsamadığı alanlara (mesajlar, galeriler, dosyalar) girdiği anda, 'hukuka aykırı olarak girme' unsuru gerçekleşmiş olur. 'Hukuka aykırı olarak girme' unsuru, sadece sisteme dışarıdan bir müdahaleyle (şifre kırma gibi) girmeyi değil, aynı zamanda sistem içindeyken yetkisiz alanlara erişmeyi de kapsar. Bu, 'yetkisiz erişim' (unauthorized access) olarak da bilinen bir durumdur. Mağdurun rızası, failin eylemini sadece rızanın kapsadığı sınırlar içinde hukuka uygun hale getirir. Bu sınır aşıldığı anda, eylem hukuka aykırı hale gelir ve suç oluşur. Yargıtay kararları da, rızanın kapsamını aşan bu tür erişimlerin TCK m. 243 suçunu oluşturduğu yönünde istikrar kazanmıştır.