Bir failin, internet üzerinden görüntülü görüşme sırasında 15 yaşından küçük bir çocuğu soyunmaya ikna etmesi ve çocuğun çıplak görüntülerini bilgisayarına kaydetmesi eylemi, TCK'da düzenlenen hangi suçları oluşturur? Bu suçlar arasında nasıl bir içtima ilişkisi kurulmalıdır ve TCK m. 44 (fikri içtima) bu durumda nasıl uygulanmalıdır?
Bu eylem, TCK'da düzenlenen iki farklı suçu oluşturur: 1) Cinsel Taciz Suçu (TCK m. 105): Çocuğu cinsel amaçla soyunmaya ikna etmek, bedensel temas içermediği için cinsel taciz suçunun unsurlarını oluşturur. Suç, elektronik haberleşme aracıyla ve çocuğa karşı işlendiği için TCK m. 105/1-c.2 ve m. 105/2-d uyarınca nitelikli halden cezalandırılır. 2) Müstehcenlik Suçu (TCK m. 226): Çocuğun çıplak görüntülerini üretmek (kaydetmek), TCK m. 226/3'te düzenlenen ve çocukların kullanıldığı müstehcen ürünlerin üretimini cezalandıran suçu oluşturur. Fail, 'tek bir fiil' (görüntülü görüşme sırasında kayıt yapma eylemi) ile birden fazla farklı suçun (cinsel taciz ve müstehcenlik) oluşmasına neden olmuştur. Bu durumda, TCK m. 44'te düzenlenen 'farklı neviden fikri içtima' kuralı uygulanır. Bu kurala göre, 'işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır'. TCK m. 226/3'te öngörülen ceza (beş yıldan on yıla kadar hapis), TCK m. 105'te öngörülen cinsel taciz suçunun cezasından çok daha ağırdır. Bu nedenle, Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2020/5568 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, fail sadece daha ağır olan müstehcenlik suçundan (TCK m. 226/3) cezalandırılır; ayrıca cinsel taciz suçundan ceza verilmez. Cinsel taciz suçu, daha ağır olan suçun içinde erir.