Nafaka alacağının, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamındaki kamu alacakları gibi 'öncelikli alacak' olarak kabul edilmesinin hukuki dayanağı nedir? Bir borçlunun maaşına hem vergi borcu hem de cari nafaka borcu için haciz konulması durumunda, icra dairesi tahsil edilen parayı hangi sıraya göre alacaklılara dağıtmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #170839

Nafaka alacağının öncelikli olmasının hukuki dayanağı doğrudan 6183 sayılı Kanun değil, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) özel hükümleri ve Yargıtay içtihatlarıdır. İİK m. 83'e göre, borçlunun maaşının en fazla dörtte biri haczedilebilir. Ancak devamında, 'haczedilecek miktarın dörtte birinden az olamayacağı' belirtilirken, birikmiş nafaka alacakları için bu kuralın istisna olmadığı, ancak 'işleyecek olan nafaka alacakları' için durumun farklı olduğu kabul edilir. Yargıtay, cari (işlemekte olan) nafaka alacaklarının, borçlunun ve ailesinin yaşamını sürdürmesi için zorunlu ve kamusal nitelikte bir alacak olduğunu kabul ederek, bu alacağı hacizde imtiyazlı (öncelikli) konuma getirmiştir. İİK m. 206'da iflas masasının dağıtımında imtiyazlı alacaklar sayılmış olsa da, maaş haczindeki öncelik daha çok bu kanunun ruhundan ve Yargıtay'ın sosyal devlet ilkesi gereği yaptığı yorumdan kaynaklanmaktadır. Bir borçlunun maaşına hem kamu alacağı (vergi borcu) hem de cari nafaka borcu için haciz konulursa, İİK'ya göre işlem yapan icra dairesi, maaştan kesilen parayı öncelikle cari nafaka alacağına öder. Kamu alacağı, cari nafaka alacağından sonra gelen bir alacaktır. Dolayısıyla, kesilen tutar önce nafaka borcuna mahsup edilir, artan bir meblağ kalırsa kamu alacağı için vergi dairesine gönderilir. Birikmiş nafaka alacağı ise adi alacak sayıldığı için bu öncelikten yararlanamaz ve diğer alacaklılarla aynı sıraya girer.