İYUK m. 38'deki 'bağlantılı davalar' kavramı ile 2575 sayılı Danıştay Kanunu m. 24/1-e'de düzenlenen 'birden çok idare mahkemesinin yetki alanına giren işler' kavramı arasındaki fark nedir? Danıştay 13. Dairesi'nin 2015/2043 K. sayılı kararında bu ayrım nasıl yorumlanmış ve görevli mahkemenin belirlenmesinde hangi ilkeye öncelik verilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #170838

İki kavram arasındaki fark, dava konularının niteliği ve hukuki birlikteliklerinin derecesindedir. 1) Bağlantılı Davalar (İYUK m. 38): Ayrı ayrı hukuki varlığa sahip, farklı mahkemelerde görülebilen ancak aralarında maddi veya hukuki sebep birliği ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan davalardır. Burada davalar bağımsızdır, ancak usul ekonomisi için birleştirilmeleri mümkündür. 2) Birden Çok İdare Mahkemesinin Yetki Alanına Giren İşler (2575 S.K. m. 24/1-e): Bu durum, dava konusunun tek bir işlemden oluştuğu veya birden fazla işlemden oluşmakla birlikte bu işlemlerin birbirinden ayrılmasının hukuken veya fiilen mümkün olmadığı ve bu bölünemez uyuşmazlığın coğrafi olarak birden fazla idare mahkemesinin yetki alanını kapsadığı istisnai durumları ifade eder. Danıştay 13. Dairesi'nin anılan kararında bu ayrım net bir şekilde yapılmıştır. Kararda, farklı idarelerin (BDDK ve TMSF) iki ayrı işlemine karşı tek dilekçeyle dava açıldığı, bu davaların bağlantılı olmasının, görev kuralını değiştiremeyeceği vurgulanmıştır. Daire'ye göre, 'dava açmayı kolaylaştıran' ve bir usul ilkesi olan bağlantı (İYUK m. 5, 38) kuralına, kamu düzeninden olan ve öncelikli incelenmesi gereken 'görev' kuralını değiştirecek bir işlev yüklenemez. Davalar ayrı ayrı görülüp, gerekirse bir mahkemenin diğerini 'bekletici mesele' yapmasıyla çelişkisiz sonuçlara ulaşılabileceği belirtilmiştir. Dolayısıyla, 2575 S.K. m. 24/1-e'nin uygulanması için davaların sadece bağlantılı olması yetmez, uyuşmazlığın 'bölünemez' nitelikte olması gerekir. Mahkeme, 'görev' ve 'doğal hâkim' ilkelerine öncelik vererek davanın görev yönünden reddine karar vermiştir.