5275 sayılı Kanun'a 7242 sayılı Kanunla eklenen Geçici m. 9/6, belirli suçlar hariç, kapalı ceza infaz kurumunda belirli bir süre kalan hükümlülerin açık ceza infaz kurumuna gönderilebilmesini düzenlemektedir. Kovid-19 tedbirleri kapsamında uygulanan 14 günlük zorunlu karantina süresinin, bir hükümlünün kanunen kapalı kurumda kalması gereken süreden (örneğin, tutukluluk mahsubu sonrası kalan 5 gün) daha uzun olması, Anayasa'nın 19. maddesinde güvence altına alınan 'kişi hürriyeti ve güvenliği' hakkı açısından nasıl bir sorun yaratır? Bu uygulamanın 'kanunilik' ilkesiyle bağdaşıp bağdaşmadığını tartışınız.
Bu uygulama, Anayasa'nın 19. maddesi açısından ciddi bir sorun yaratır. Anayasa'nın 19. maddesine göre, kişi hürriyetinin kısıtlanması ancak 'kanunda belirtilen esas ve usullere uygun olarak' ve 'mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi' gibi meşru amaçlarla mümkündür. Bir hükümlünün cezaevinde kalacağı süre, kesinleşmiş mahkeme kararındaki ceza süresi üzerinden, infaz kanunlarındaki (TCK m. 63, 5275 S.K. vb.) mahsup ve indirim kurallarına göre hesaplanan 'müddetname' ile belirlenir. Bu süre, kişinin hürriyetinin kısıtlanmasının 'kanuni' sınırıdır. Kovid-19 tedbirleri kapsamında Adalet Bakanlığı kararıyla uygulanan 14 günlük karantina, bir 'idari tedbir'dir. Eğer bu idari tedbir, hükümlünün kanunen cezaevinde kalması gereken süreyi (müddetnamesindeki süreyi) aşıyorsa, bu aşan süre için kanuni bir dayanak kalmamış olur. Örneğin, müddetnamesine göre kapalı kurumda 5 gün kalması gereken bir hükümlünün, karantina nedeniyle 14 gün tutulması, 9 günlük fazladan bir hürriyet kısıtlaması anlamına gelir. Bu 9 günlük kısıtlama, bir mahkeme kararına veya kanunun açık bir hükmüne değil, bir idari tedbire dayandığı için 'kanunilik' ilkesini ihlal eder. Dolayısıyla, bu uygulama Anayasa'nın 19. maddesine aykırılık teşkil eder. İdari tedbirlerin, kanunla belirlenmiş hürriyeti kısıtlama sürelerini uzatacak şekilde uygulanması hukuken mümkün değildir. Karantina süresi, en fazla hükümlünün kanunen kurumda kalması gereken süre kadar olabilir.