Bir dolandırıcılık eyleminde failin, hem 'www.sahibinden.com' gibi bir internet sitesini (basın-yayın aracı) hem de bu site üzerinden ulaştığı mağdurla iletişim kurup parayı bir banka hesabına havale ettirmesini (bilişim sistemi/banka aracı) kullanması durumunda, TCK m. 158/1-f ve m. 158/1-g'de düzenlenen iki ayrı nitelikli halin de oluştuğu söylenebilir mi? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/13 K. sayılı kararında bu durumda hangi kuralın uygulanması gerektiği belirtilmiştir?
Evet, bu durumda her iki nitelikli hal de oluşmuştur. Fail, internet sitesine ilan vererek eylemini geniş kitlelere duyurmuş ve güven telkin etmiştir; bu, TCK m. 158/1-g'deki 'basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak' unsurunu oluşturur. Aynı zamanda, mağdurla internet üzerinden iletişim kurması, paranın internet bankacılığı veya ATM gibi sistemler üzerinden transfer edilmesi de TCK m. 158/1-f'deki 'bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması' unsurunu oluşturur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/13 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, tek bir eylemle birden fazla nitelikli halin ihlal edilmesi durumunda, TCK m. 44'teki 'farklı neviden fikri içtima' kuralı değil, 'içtima' kurallarının genel prensibi olan 'en ağır olan cezanın uygulanması' ilkesi devreye girer. TCK m. 158/1'in son cümlesi, (f) bendinde sayılan halin gerçekleşmesi durumunda hapis cezasının alt sınırının üç yıldan az olamayacağını belirterek bu bendi, alt sınırı olmayan (g) bendine göre daha ağır bir yaptırıma bağlamıştır. Bu nedenle, Yargıtay CGK, bu tür olaylarda sanığın eyleminin her iki bendi de ihlal ettiğini, ancak ceza tayin edilirken daha ağır cezayı öngören TCK m. 158/1-f hükmünün uygulanması gerektiğini kabul etmektedir. Yani sanık, sadece m. 158/1-f'den cezalandırılır.