Polis Akademisi'ne bağlı bir okulda (POMEM, PMYO) eğitime başladıktan sonra, hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığı gerekçesiyle bir öğrencinin okuldan ilişiğinin kesilmesi işlemi, kazanılmış hak ilkesi açısından nasıl değerlendirilmelidir? İdare mahkemesi, bu işleme karşı açılan bir iptal davasında hangi hususları öncelikli olarak inceler?
Bu durum, 'kazanılmış hak' ilkesi ile idarenin 'kamu yararı' ve 'kamu hizmetine uygun personel istihdam etme' yükümlülüğü arasında bir denge kurulmasını gerektirir. Öğrencinin okula geçici kaydının yapılması ve eğitime başlaması, ona tam anlamıyla bir 'kazanılmış hak' sağlamaz. Zira, Emniyet teşkilatına öğrenci alımına ilişkin yönetmelikler, okula kabulün 'güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumlu sonuçlanması' şartına bağlı olduğunu açıkça belirtir. Bu, bir 'geciktirici şarta bağlı' hukuki durum yaratır. Hak, ancak bu şartın gerçekleşmesiyle kesinleşir. Dolayısıyla, sonradan olumsuz sonuçlanan bir güvenlik soruşturması nedeniyle ilişiğin kesilmesi, kural olarak kazanılmış hak ilkesine aykırı değildir. Ancak, idare mahkemesi bu işleme karşı açılan davada şu hususları inceler: 1) İşlemin Sebep Unsuru: Güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına neden olan somut olguların var olup olmadığı, bu olguların hukuka uygun delillerle kanıtlanıp kanıtlanmadığı ve adayın memuriyete alınmasına engel teşkil edecek nitelikte olup olmadığı. (Esas denetim budur). 2) Süre: Güvenlik soruşturmasının makul bir süre içinde tamamlanıp tamamlanmadığı. İdarenin aşırı gecikmesi, hukuki güvenlik ilkesini zedeleyebilir. 3) Takdir Yetkisinin Kullanımı: İdarenin, tespit edilen olguyu değerlendirirken takdir yetkisini keyfi, orantısız veya eşitlik ilkesine aykırı kullanıp kullanmadığı. Sonuç olarak, mahkeme, ilişiğin kesilme gerekçesinin hukuka uygun olup olmadığını esastan denetler; sadece okula başlamış olmak, bu denetimi engellemez.