TCK m. 313/3 uyarınca, 'Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı silahlı isyan' suçunun 'Devletin savaş halinde olmasının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle' işlenmesi halinde cezanın ağırlaştırılmış müebbet hapis olması öngörülmüştür. Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, Türkiye'nin hukuken 'savaş halinde' olduğunun nasıl tespit edilmesi gerekir? Bu durumun tespiti, mahkemenin takdirinde midir, yoksa Anayasal bir prosedüre mi bağlıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #170828

Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için Türkiye'nin hukuken 'savaş halinde' olduğunun tespiti, mahkemenin serbest takdirinde olan bir konu değildir; bu durum Anayasal bir prosedüre sıkı sıkıya bağlıdır. Anayasa'nın 92. maddesine göre, 'savaş hali ilanına ve... silahlı kuvvet kullanılmasına izin verme' yetkisi münhasıran Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) aittir. Dolayısıyla, bir ceza mahkemesinin TCK m. 313/3'ü uygulayabilmesi için, suçun işlendiği tarihte TBMM tarafından usulüne uygun olarak alınmış bir 'savaş hali ilanı' kararının bulunması gerekir. Fiili çatışma durumu, sıkıyönetim, olağanüstü hal veya sınır ötesi askeri operasyonlar, TBMM tarafından açıkça 'savaş hali' olarak ilan edilmediği sürece, hukuken bu nitelikli halin uygulanması için yeterli değildir. Mahkeme, bu konuda bir yorum veya takdir yetkisine sahip değildir; TBMM'nin bu yönde bir karar alıp almadığını tespit etmekle yükümlüdür. TBMM'nin böyle bir kararı yoksa, suç ne kadar vahim olursa olsun veya ülke ne kadar ciddi bir çatışma ortamında bulunursa bulunsun, bu ağırlaştırıcı neden uygulanamaz. Bu, 'suç ve cezaların kanuniliği' ilkesinin ve Anayasal yetki paylaşımının bir gereğidir.