Vergi Usul Kanunu (VUK) m. 117'de sayılan hesap hatalarından 'verginin mükerrer olması' ile çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının konusu olan 'uluslararası çifte vergilendirme' arasındaki temel fark nedir? Bir mükellefin hem Türkiye'de hem de başka bir ülkede aynı gelirden vergi ödemesi, VUK m. 117/3 kapsamında bir 'mükerrer vergi' hatası sayılır mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #170811

İki kavram arasındaki temel fark, vergilendirme yetkisini kullanan otoritenin tekliği veya çokluğudur. 1) VUK m. 117/3'teki 'Verginin Mükerrer Olması': Bu, aynı vergi otoritesinin (Türk vergi idaresinin), 'aynı vergi kanununun uygulanmasında belli bir vergilendirme dönemi için aynı matrah üzerinden bir defadan fazla vergi' istemesi durumudur. Yani, tek bir egemen devletin kendi iç hukukunda aynı vergiyi iki kez almasıdır. Örneğin, bir mükellefin ikametgah ve işyeri vergi dairelerinin her ikisinin de aynı yıl için aynı gelir vergisi matrahı üzerinden tarhiyat yapması. Bu, VUK kapsamında düzeltilmesi gereken bir 'hesap hatası'dır. 2) Uluslararası Çifte Vergilendirme: Bu durum, iki farklı egemen devletin (örneğin Türkiye ve Almanya) kendi vergi kanunlarına göre aynı vergi konusu (gelir, servet vb.) üzerinden aynı kişi adına vergilendirme yetkisine sahip olması ve bu yetkiyi kullanması sonucu ortaya çıkar. Bu bir 'hata' değil, 'vergilendirme yetkilerinin çatışması' durumudur. Bu nedenle, bir mükellefin aynı gelirden hem Türkiye'de hem de başka bir ülkede vergi ödemesi, VUK m. 117/3 anlamında bir mükerrer vergi hatası sayılmaz. Bu sorunun çözümü, VUK'taki düzeltme mekanizmalarıyla değil, ülkeler arasında akdedilen 'Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları'nda (ÇVÖA) yer alan mahsup, istisna gibi yöntemlerle sağlanır.