2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 3. maddesi, öğretim elemanlarını 'öğretim üyeleri', 'öğretim görevlileri' ve 'araştırma görevlileri' olarak üç kategoriye ayırmaktadır. Bir araştırma görevlisinin atanma usulü ile bir doktor öğretim üyesinin atanma usulü arasındaki temel farkları, kanunda belirtilen yetkili organlar ve süreçler açısından karşılaştırınız.
İki atama usulü arasındaki temel farklar şunlardır: 1) Atama Mercii ve Süreç: Araştırma görevlisi (2547 S.K. m.33/a), ilgili anabilim dalı başkanının önerisi, bölüm başkanı, dekan/müdürün olumlu görüşü ve nihayetinde 'rektör onayı' ile atanır. Bu daha çok idari bir atama sürecidir. Doktor öğretim üyesi ise (2547 S.K. m.23), bir veya daha fazla adayın başvurabildiği, bilimsel yeterliliğin esas alındığı, fakülte/yüksekokul yönetim kurulunun görüşü ve üniversite yönetim kurulunun kararıyla atanan bir akademik unvandır. Süreç daha katı ve akademik liyakat denetimine tabidir. 2) Süre: Araştırma görevlisi atamaları en fazla üç yıl süreyle yapılır ve süre sonunda görevleri otomatik olarak sona erer, ancak yenilenebilir. Doktor öğretim üyesi ataması ise en az iki, en çok dört yıllık süreler için yapılır ve her atama döneminde yenilenir. 3) Koşullar: Araştırma görevlisi olmak için ALES ve yabancı dil puanı gibi merkezi sınav şartları aranırken (doktorasını tamamlayanlar hariç) ve 35 yaş sınırı bulunurken; doktor öğretim üyesi olabilmek için doktora, tıpta/diş hekimliğinde uzmanlık veya sanatta yeterlik unvanını almış olmak temel şarttır. 4) İlan: Doktor öğretim üyesi kadroları Resmî Gazete'de ilan edilirken, araştırma görevlisi alımları genellikle üniversitelerin kendi web sitelerinde ve YÖK'ün portalında ilan edilir.