Vergi ceza hukukunda 'pişmanlık ve ıslah' (VUK m. 371) müessesesinden yararlanmanın koşulları nelerdir? Vergi incelemesine başlandıktan veya konu takdir komisyonuna sevk edildikten sonra 'pişmanlık' hükümlerinden yararlanmak mümkün müdür? Bu müessesenin, ceza hukukundaki 'etkin pişmanlık' ile benzerlik ve farklılıklarını analiz ediniz.
VUK m. 371'e göre pişmanlık ve ıslah müessesesinden yararlanmanın koşulları şunlardır: 1) Mükellefin, yasal süresi geçtikten sonra, vergi ziyaına neden olan eylemini, ilgili makamlara kendiliğinden haber vermesi. 2) Bu haber verme, herhangi bir resmi makam tarafından konuyla ilgili bir tespit yapılmadan veya ihbarda bulunulmadan önce gerçekleşmelidir. 3) Mükellefin, haber verme dilekçesinin verildiği tarihten itibaren 15 gün içinde eksik veya yanlış beyanı düzeltmesi (beyanname vermesi) ve vadesi geçmiş vergiyi, pişmanlık zammı ile birlikte ödemesi. Kanun açıkça, vergi incelemesine başlandıktan veya olay takdir komisyonuna intikal ettirildikten sonra yapılan bildirimlerin 'pişmanlık' hükmü kapsamında kabul edilmeyeceğini belirtir. Bu, müessesenin 'kendiliğindenlik' unsurunu vurgular. Ceza hukukundaki etkin pişmanlık ile benzerlikleri, her ikisinin de failin suç sonrası olumlu davranışını (zararı giderme, bilgi verme) ödüllendirmesi ve cezada indirim veya cezasızlık sağlamasıdır. Farklılıkları ise şunlardır: Pişmanlık ve ıslah, sadece vergi ziyaı cezasını ortadan kaldırır, vergi aslını ve pişmanlık zammını kaldırmaz. Etkin pişmanlık ise suçun niteliğine göre cezanın tamamen kaldırılmasına dahi yol açabilir. Ayrıca pişmanlık ve ıslah, daha katı şekil şartlarına (belirli süreler, kendiliğindenlik) tabidir ve idari bir süreçtir. Etkin pişmanlık ise ceza yargılamasının bir parçasıdır.