CMK m. 162, Cumhuriyet savcısının, 'ancak hâkim tarafından yapılabilecek olan bir soruşturma işlemine' ihtiyaç duyması halinde Sulh Ceza Hâkimine başvurmasını düzenler. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2014/5354 K. sayılı kararında, şüpheliden kan örneği alınması (CMK m. 75) ile şüphelinin eşyalarında arama yapılması (CMK m. 116) talepleri arasında yetkili Sulh Ceza Hâkimliği açısından bir ayrım yapılmıştır. Bu ayrımın hukuki temelini ve 'işlemin yapılacağı yer' kavramının yorumunu açıklayınız.
Yargıtay'ın yaptığı bu ayrımın hukuki temeli, soruşturma işlemlerinin niteliği ve coğrafi olarak belirli bir yere bağlı olup olmamalarıdır. CMK m. 162'deki 'işlemin yapılacağı yerin sulh ceza hâkimi' ifadesi, yer yönünden yetkiyi düzenler. 1) Arama (CMK m. 116): Arama işlemi, doğası gereği belirli bir mekânda (konut, işyeri, araç) icra edilir. Bu nedenle, arama kararını verme yetkisi, aramanın fiziken 'yapılacağı yerin' Sulh Ceza Hâkimine aittir. Örneğin, soruşturmayı Safranbolu C. Başsavcılığı yürütse de, arama Silivri'deki bir kışlada yapılacaksa, arama kararını Silivri Sulh Ceza Hâkimliği vermelidir. Bu, hem yerel hâkimin denetimini kolaylaştırır hem de işlemin hukuka uygunluğunu yerinde denetleme imkanı sunar. 2) Vücuttan Örnek Alma (CMK m. 75): Kan, saç veya tırnak gibi örneklerin alınması işlemi, arama gibi belirli bir mekâna sıkı sıkıya bağlı değildir. Şüphelinin bulunduğu herhangi bir sağlık kuruluşunda bu işlem gerçekleştirilebilir. Bu nedenle, bu işlem 'belli bir yerde yapılması zorunlu' bir işlem olarak kabul edilmez. Yargıtay'a göre, bu tür coğrafi bağlamı esnek olan işlemlerde, yetkili Sulh Ceza Hâkimi, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısının bulunduğu yerdeki, yani soruşturmanın merkezi olan yerdeki Sulh Ceza Hâkimidir. Dolayısıyla, olayda kan örneği alınması kararını Safranbolu Sulh Ceza Hâkimliği verebilirken, arama kararını Silivri Sulh Ceza Hâkimliği vermelidir.