5237 sayılı TCK'nın 244/2. maddesinde yer alan 'var olan verileri başka bir yere gönderme' fiili ile 243/1. maddesindeki 'bilişim sistemine girme' suçu arasındaki ilişkiyi, Bölge Adliye Mahkemesi kararı ışığında tartışınız. Fail, bir sisteme hukuka aykırı olarak girdikten sonra oradaki verileri başka bir yere gönderdiğinde, bu iki suç arasında ne tür bir içtima ilişkisi söz konusu olur?
TCK m. 243'teki 'bilişim sistemine girme' suçu, sisteme hukuka aykırı olarak erişim sağlamak ve orada kalmakla tamamlanan bir 'sırf hareket' suçudur. TCK m. 244/2 ise, sisteme girildikten sonra icra edilen 'verileri bozma, yok etme, değiştirme, erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme, var olan verileri başka bir yere gönderme' gibi neticeli fiilleri cezalandırır. Metinde atıf yapılan Bölge Adliye Mahkemesi kararı, failin sadece sisteme girmekle kalmayıp, aynı zamanda oradaki verileri (örneğin çıplak fotoğrafları) alıp başka bir yere (eşinin ailesine) göndermesi eyleminin TCK m. 244/2 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtmektedir. Bu durumda, sisteme girme eylemi, verileri başka yere gönderme suçunun işlenmesi için zorunlu bir 'araç fiil' niteliğindedir. Bu gibi durumlarda, TCK m. 42'de düzenlenen 'bileşik suç' (mütemadi suç) kuralları veya TCK m. 44'teki 'fikri içtima' kuralları gündeme gelir. Genel olarak, daha ağır cezayı gerektiren ve daha özel bir düzenleme olan TCK m. 244/2'nin uygulanması, TCK m. 243'teki eylemi de kapsayacak ve cezalandıracaktır. Yani fail, sadece TCK m. 244/2'den cezalandırılır; ayrıca TCK m. 243'ten ceza verilmez. Bilişim sistemine girme eylemi, TCK m. 244/2'nin unsuru veya ağırlaştırıcı nedeni olarak kabul edilir ve onun içinde erir. Buna 'tüketen-tüketilen norm ilişkisi' de denir.