İş Kanunu m. 27'de düzenlenen 'iş arama izni'nin, ihbar öneli içinde kullandırılmaması veya eksik kullandırılması halinde işverenin ödeyeceği ücretin hukuki niteliği nedir? Bu ücret, ihbar tazminatının bir parçası mıdır, yoksa ondan bağımsız bir alacak kalemi midir? İşverenin bildirim süresine ait ücreti peşin ödeyerek (İK m. 17/5) iş sözleşmesini feshetmesi durumunda, ayrıca iş arama izni ücreti ödemesi gerekir mi?
İş arama izni ücreti, ihbar tazminatından tamamen bağımsız, kendine özgü bir alacak kalemidir. Hukuki niteliği, işverenin kanundan doğan bir yükümlülüğünü (izin verme borcunu) ihlal etmesinin karşılığı olan bir yaptırım ve aynı zamanda çalışılmayan süreye ilişkin bir ücrettir. İK m. 27'de açıkça '...o süreye ilişkin ücret işçiye ödenir' ve '...çalıştırdığı sürenin ücretini yüzde yüz zamlı öder' denilerek bunun bir ücret alacağı olduğu vurgulanmıştır. İhbar tazminatı ise, bildirim öneline uymamanın bir bütün olarak karşılığıdır. İşverenin, İK m. 17/5 uyarınca bildirim süresine ait ücreti peşin ödeyerek işçiyi derhal işten çıkarması (uygulamadaki adıyla 'peşin ödemeli fesih'), bildirim önelinin kullandırılmadığı anlamına gelir. Bildirim öneli fiilen kullandırılmadığı için, bu önel içinde tanınması gereken iş arama izninden de söz edilemez. Bu durumda işçi, sadece bildirim süresine karşılık gelen ücret tutarındaki ihbar tazminatını alır. Ayrıca bir iş arama izni ücreti talep edemez. Çünkü iş arama izni, sadece bildirim önellerinin fiilen kullanıldığı, yani işçinin ihbar süresi boyunca çalışmaya devam ettiği durumlarda söz konusu olan bir haktır.