Vergi Usul Kanunu (VUK) m. 118'de düzenlenen 'mükellefiyette hata' ve 'mevzuda hata' için aranan 'açık olma' ölçütünün hukuki niteliği nedir? Bu 'açıklık' şartı, vergi idaresinin yorum yetkisini nasıl sınırlar ve mükellefin düzeltme-şikâyet yoluna başvurma hakkını nasıl etkiler?
'Açık olma' ölçütü, hatanın herhangi bir derinlemesine hukuki tartışma veya yoruma gerek kalmaksızın, ilk bakışta anlaşılabilir olması gerektiğini ifade eden objektif bir kriterdir. Bu, basit bir aritmetik hata kadar net olmasa da, kanun metninden veya yerleşik içtihattan bariz bir şekilde anlaşılan bir aykırılık durumunu ifade eder. Hukuki niteliği, düzeltme-şikâyet mekanizmasının, idarenin takdir yetkisini kullandığı veya karmaşık hukuki yorum gerektiren uyuşmazlıklar için değil, bariz hatalar için işletilmesini sağlamaktır. Bu şart, idarenin yorum yetkisini sınırlar; zira idare, 'bu konu yoruma açık, dolayısıyla açık bir hata yok' diyerek düzeltme talebini reddetme eğiliminde olabilir. Mükellefin hakkını ise şu şekilde etkiler: Eğer hata 'açık' ise, mükellefin VUK m. 124 uyarınca yaptığı düzeltme-şikâyet başvurusunun kabul edilme olasılığı artar. Eğer hata yoruma dayalı bir uyuşmazlık ise, idare genellikle talebi reddedecek ve mükellefi dava açmaya yönlendirecektir. Örneğin, vergiden muaf olduğu kanunda açıkça yazan bir dernekten vergi istenmesi 'açık' bir mükellefiyette hatadır. Ancak, bir gelirin ticari kazanç mı yoksa serbest meslek kazancı mı olduğu konusundaki bir ihtilaf, genellikle yoruma dayalı olduğu için 'açık hata' kapsamında değerlendirilmeyebilir.