Araç değer kaybı taleplerinde, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nda belirtilen hesaplama formülü ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/4690 E. sayılı kararında atıf yapılan 'serbest piyasa koşullarına göre rayiç değer' tespiti arasında bir çelişki olduğu söylenebilir mi? Bir uyuşmazlıkta hangi metodun öncelikli olarak uygulanması gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #170772

Genel Şartlar'da yer alan formül (Baz Değer Kaybı = Rayiç Değer x %19 x Katsayılar) daha somut ve belirli bir hesaplama yöntemi sunarken, Yargıtay'ın atıf yaptığı 'serbest piyasa koşullarına göre hasarsız ve hasarlı haldeki ikinci el rayiç değerleri arasındaki fark' metodu daha esnek ve somut olayın özelliklerine (marka, model, km, hasar geçmişi vb.) göre şekillenen bir yaklaşımdır. Aralarında mutlak bir çelişki yoktur; formül, rayiç değer tespiti için bir başlangıç noktası ve standart bir çerçeve sunarken, Yargıtay kararı bu çerçevenin somut olayın gerçekleriyle uyumlu hale getirilmesi gerektiğini vurgular. Hukuki bir uyuşmazlıkta, özellikle Sigorta Tahkim Komisyonu ve mahkemeler, genellikle her iki yöntemi de dikkate alır. Bilirkişiler, genellikle Genel Şartlar'daki formülü bir baz olarak kullanır, ancak nihai raporlarında aracın piyasa gerçeklerini, emsal satışları ve Yargıtay'ın belirttiği diğer dinamikleri de göz önünde bulundurarak bir sonuca varırlar. Dolayısıyla, formülün katı bir şekilde uygulanması yerine, Yargıtay'ın vurguladığı serbest piyasa analizi ile desteklenmiş bir hesaplama yapılması, adil bir sonuca ulaşmak için daha isabetli bir yöntemdir.