İtirazın iptali davasında, takibe konu alacağın dayanağı olan sözleşmede bir 'tahkim şartı' bulunması durumunda, davalı borçlunun bu durumu bir 'ilk itiraz' olarak ileri sürmesi gerekir. Davalının bu itirazı cevap süresi içinde ileri sürmemesi, mahkemenin davaya bakmaya devam etmesine olanak tanır mı?
Evet, olanak tanır. Tahkim şartı, tarafların uyuşmazlığı devlet mahkemeleri yerine hakemler aracılığıyla çözeceklerine dair bir sözleşmedir. Bu nedenle, taraflar arasında geçerli bir tahkim sözleşmesinin varlığı, HMK m. 116/1-b uyarınca bir 'ilk itiraz' sebebidir. İlk itirazlar, HMK m. 117 uyarınca, davalı tarafından mutlaka cevap dilekçesinde, yani süresi içinde ileri sürülmelidir. Eğer davalı, cevap süresi içinde tahkim itirazında bulunmazsa, bu itiraz hakkından zımnen feragat etmiş sayılır ve devlet mahkemesinin (somut olayda itirazın iptali davasına bakan mahkemenin) yargı yetkisini kabul etmiş olur. Bu durumda mahkeme, artık tahkim itirazını dikkate alamaz ve davaya bakmaya devam eder. (Kaynak: ayboga.av.tr/itirazin-iptali-davasi/ bağlamında, HMK genel hükümleriyle yorumlanmıştır.)