Bir Tır şoförü, aracının dorsesine gizli bölme yapıldığını ve bu bölmede uyuşturucu taşınacağını bilmesine rağmen, uyuşturucunun yurt dışından Türkiye'ye ithal edileceğini bilmeyip, sadece yurt içinde bir şehirden diğerine nakledileceğini düşünerek aracı kullanmıştır. Bu şoförün cezai sorumluluğu, TCK m. 188'in hangi fıkrasına göre belirlenmelidir? Bu durumun, kastın kapsamı açısından önemini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #170534

Bu durumda şoförün cezai sorumluluğu, TCK m. 188/3'te düzenlenen 'uyuşturucu madde nakletme' suçuna iştirakten (yardım etme veya fiilin işlenişine göre müşterek faillik) belirlenmelidir. Fail, 'uyuşturucu madde ithal etme' (TCK m. 188/1) suçundan sorumlu tutulamaz. Ceza hukukunda kast, suçun kanuni tanımındaki bütün unsurları bilmeyi ve istemeyi gerektirir. 'İthal etme' suçunun unsurlarından biri, maddenin ülke sınırları dışından getirilmesidir. Olayda, şoförün kastı bu unsuru kapsamamaktadır; kastı sadece 'yurt içinde nakletme' fiiline yöneliktir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2015/31344 K. sayılı kararında da benzer bir durumda, faillerin sabit olan fiillerinin yurt içinde eroin nakletme suçuna yardım etmekten ibaret olduğu ve bu fıkradan cezalandırılmaları gerektiği belirtilmiştir. Bu, kastın suçun unsurları üzerindeki belirleyici rolünü gösteren tipik bir örnektir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/uyusturucu-madde-ticareti-sucuna-yardim-etme-cezasi.html)