Bir avukatın özen yükümlülüğünü (Av. K. m. 34) ihlal etmesi nedeniyle müvekkilinin bir hakkı zamanaşımına uğramış ve müvekkil bu nedenle bir tazminat davası açmıştır. Davada zararın oluşup oluşmadığı değerlendirilirken, mahkemenin sadece zamanaşımına uğrayan hakkın varlığını tespit etmesi yeterli midir, yoksa o davanın kazanılma ihtimalini de değerlendirmesi gerekir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #170532

Mahkemenin sadece zamanaşımına uğrayan hakkın varlığını tespit etmesi yeterli değildir; aynı zamanda, avukat özen yükümlülüğünü yerine getirseydi o davanın müvekkil lehine sonuçlanma, yani 'kazanılma ihtimalinin' ne olduğunu da değerlendirmesi gerekir. Çünkü müvekkilin zararı, ancak kazanabileceği bir davayı kaybetmesiyle somutlaşır. Eğer zamanaşımına uğratılan dava, zaten delil durumu itibarıyla kaybedilmesi kesin veya çok muhtemel bir dava ise, avukatın ihmali ile müvekkilin zararı arasında bir illiyet (nedensellik) bağı kurulamaz. Bu durumda müvekkilin bir zarara uğradığı söylenemez. Mahkeme, bu değerlendirmeyi yaparken, zamanaşımına uğrayan davanın dosyasını getirterek, o davadaki delil durumunu, hukuki dayanakları ve yerleşik içtihatları dikkate alarak, davanın kazanılma şansının ne kadar yüksek olduğunu takdir eder ve tazminat miktarını da bu 'kazanma şansı' oranına göre belirleyebilir (hakkaniyet indirimi). (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/borclar-hukuku/avukata-acilan-alacak-veya-tazminat-davasinda-zamanasimi-suresi.html, Y.3.HD 2020/3818 E. kararı bağlamında yorumlanmıştır.)