TCK m. 58/9'da düzenlenen 'örgüt mensubu suçlular' hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanacağı hükmü ile 5275 sayılı Kanun m. 107/4'te düzenlenen 'örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda' koşullu salıverilme oranının 3/4 olacağı hükmü arasında bir çatışma var mıdır? Yargıtay'ın, örgüt üyeliği suçundan mahkum olanlar hakkında hangi hükmü 'özel norm' olarak kabul ettiğini ve bunun pratik sonucunu açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #170528

İki hüküm arasında bir çatışma olduğu ve hangisinin uygulanacağı konusunda bir yorum sorunu bulunmaktadır. TCK m. 58/9, genel bir atıfla örgüt mensupları için mükerrerlere özgü infaz rejimini (5275 S.K. m. 108) işaret eder. M. 108'e göre koşullu salıverilme oranı 2/3'tür. 5275 S.K. m. 107/4 ise, 'örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar' için koşullu salıverilme oranını 3/4 olarak özel olarak düzenlemiştir. Bu oran, 2/3'ten daha ağırdır. Yargıtay, yerleşik içtihatlarında, 5275 sayılı Kanun m. 107/4'ü, örgütlü suçlar için daha özel bir düzenleme olarak kabul etmekte ve TCK m. 58/9'a rağmen, örgüt kurma, yönetme ve Yargıtay yorumuyla 'örgüte üye olma' suçlarından mahkum olanlar hakkında 3/4 koşullu salıverilme oranını uygulamaktadır. Bunun pratik sonucu, örgüt üyesi olan bir hükümlünün, cezasının 2/3'ünü değil, daha ağır olan 3/4'ünü çektikten sonra koşullu salıverilebilmesidir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/cikar-amacli-suc-orgutlerinde-bazi-infaz-sorunlari/)