Vatandaşlığın kaybettirilmesi kararının sonuçları 'şahsi'dir ve ilgilinin eş ve çocuklarına etki etmez (TVK m. 30). Ancak bu durum, hakkında kaybettirme kararı verilen kişinin ölümü halinde, onun yabancı statüsünde olmasının mirasçıları (eşi ve çocukları) üzerindeki dolaylı etkilerini ortadan kaldırır mı? Özellikle, yabancıların miras yoluyla mülk edinmesine ilişkin kısıtlamalar açısından konuyu tartışınız.
Hayır, ortadan kaldırmaz. TVK m. 30, kaybettirme kararının doğrudan hukuki bir sonuç olarak eş ve çocukların vatandaşlığını etkilemeyeceğini belirtir. Ancak, hakkında kaybettirme kararı verilen kişi 'yabancı' statüsünde öldüğünde, onun mirası da bir 'yabancının mirası' olarak hukuki işleme tabi tutulur. Türk vatandaşı olan mirasçıları (eşi ve çocukları), bu mirası edinirken, yabancıların miras yoluyla Türkiye'de mülk edinmesine ilişkin kısıtlamalarla (karşılıklılık ilkesi, yasal sınırlamalar, askeri yasak bölgelerdeki taşınmazlar vb.) karşılaşabilirler. Yani, karar doğrudan mirasçıların vatandaşlığını etkilemese de, mirasbırakanın yabancı statüsü, mirasın intikali sırasında dolaylı olarak mirasçıların edinebileceği haklar üzerinde kısıtlayıcı bir etki yaratabilir. Bu, kararın şahsi olmasının pratik sınırını gösterir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/vatandasligin-kaybettirilmesi/)