İtirazın iptali davasında, borçlunun ödeme emrine itirazında belirttiği sebeplerle bağlı olmaması, bu davanın hangi temel hukuki niteliğinden kaynaklanmaktadır? Bu durumun, alacaklının daha sınırlı delillerle sonuca gidebildiği 'itirazın kaldırılması' yolundan temel farkını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #170524

Borçlunun itiraz sebepleriyle bağlı olmaması, itirazın iptali davasının, genel hükümlere göre görülen bir 'eda davası' (alacak davası) niteliğinde olmasından kaynaklanmaktadır. Bu dava, icra takibinden bağımsız, borcun esasına ilişkin bir uyuşmazlığı çözer. Bu nedenle, genel usul hukuku kuralları geçerlidir ve davalı (borçlu), cevap dilekçesinde savunmasını serbestçe genişletebilir, yeni deliller ve def'iler (zamanaşımı, takas vb.) ileri sürebilir. 'İtirazın kaldırılması' yolundan temel farkı budur. İtirazın kaldırılması (İİK m. 68, 68/a), dar kapsamlı bir icra hukuku müessesesidir. Burada borçlu, kural olarak icra dairesine bildirdiği itiraz sebepleriyle bağlıdır (İİK m. 63). Alacaklı da alacağını sadece kanunda sayılan belirli belgelerle ispatlayabilir. Mahkeme, borcun varlığını esastan araştırmaz, sadece takibin devam edip etmeyeceğine karar verir. Bu, itirazın iptali davasını daha kapsamlı, itirazın kaldırılmasını ise daha hızlı ama daha sınırlı bir yol haline getirir. (Kaynak: ayboga.av.tr/itirazin-iptali-davasi/)