Bir polis memuru, PVSK m. 16/9 uyarınca kendisine karşı silahla saldırıya teşebbüs eden kişiye karşı 'duraksamadan' silahla ateş etmiştir. Bu eylemin meşru savunma (TCK m. 25/1) sınırları içinde kalıp kalmadığı değerlendirilirken, saldırının 'haksız' olması unsurunun yanı sıra, savunmanın 'orantılı' olması unsuru nasıl incelenmelidir? Saldırganın teşebbüsü bertaraf edildikten sonra ateş etmeye devam edilmesi durumu değiştirir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #170523

Bu durumda savunmanın orantılılığı, saldırının niteliği ve yarattığı tehlikenin ağırlığına göre belirlenir. 'Duraksamadan ateş etme' yetkisi, saldırıyı 'etkisiz kılacak ölçüde' kullanılması şartına bağlıdır. Eğer saldırgan, polisi öldürme veya ağır yaralama potansiyeli olan bir silahla saldırıya teşebbüs ediyorsa, polisin de hayati bölgelere yönelik ateş ederek saldırıyı bertaraf etmesi orantılı kabul edilebilir. Ancak, saldırganın elinde basit bir kesici alet varsa ve aralarında mesafe bulunuyorsa, polisin doğrudan öldürücü bir atış yapması orantısız olabilir. Evet, saldırganın teşebbüsü bertaraf edildikten sonra (örneğin, saldırgan vurulup yere düştükten ve tehlike sona erdikten sonra) ateş etmeye devam edilmesi, durumu tamamen değiştirir. Bu andan itibaren yapılan eylemler artık meşru savunma kapsamında sayılamaz. Tehlike ortadan kalktığı için savunma sona ermiştir. Bu noktadan sonra yapılan atışlar, ayrı ve yeni bir suç (kasten öldürme veya yaralama) oluşturur. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/polisin-silah-kullanma-yetkisi.html)