Bir polis memurunun, PVSK'daki silah kullanma yetkisini kullanması sonucu bir ölüm veya yaralanma meydana geldiğinde, eyleminin 'kanun hükmünü yerine getirme' (TCK m. 24) kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmesinde hangi kriterler esas alınır? Orantılılık ilkesinin ihlali, bu hukuka uygunluk nedeninin uygulanmasını engeller mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #170497

Polisin eyleminin TCK m. 24 kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmesinde şu temel kriterler esas alınır: 1) **Yasal Şartların Varlığı:** Silah kullanmayı gerektiren durumun, PVSK m. 16'da sayılan hallerden birine (meşru savunma, direnişi kırma, kaçanı yakalama vb.) girmesi gerekir. 2) **Zorunluluk:** Silah kullanmanın, amacı gerçekleştirmek için son çare olması, daha hafif bir tedbirle (bedeni kuvvet, cop vb.) netice alınmasının mümkün olmaması gerekir. 3) **Kademelilik:** Özellikle kaçanı yakalama gibi durumlarda, kanunun öngördüğü kademeli sürecin (dur ihtar, uyarı atışı) izlenmiş olması gerekir (meşru savunma gibi ani durumlar hariç). 4) **Orantılılık (Ölçülülük):** Kullanılan gücün, karşılaşılan tehlike veya direnişle orantılı olması gerekir. Evet, orantılılık ilkesinin ihlali, bu hukuka uygunluk nedeninin uygulanmasını engeller. Örneğin, elinde silah olmayan ve sadece kaçan bir şüphelinin arkasından doğrudan öldürücü bir atış yapılması, orantısız bir güç kullanımıdır. Bu durumda polis, kanun hükmünü yerine getirme sınırlarını aşmış sayılır ve eyleminin sonucuna göre (kasten veya taksirle öldürme/yaralama) cezai sorumluluğu doğar. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/polisin-silah-kullanma-yetkisi.html)