Bir kişi, arkadaşına uyuşturucu madde temin etmek için sanık X ile buluşmasını organize etmiş ve telefonla yönlendirmiştir. Ancak kendisi maddeye hiç temas etmemiş, para alışverişine karışmamış ve satıştan bir pay almamıştır. Yargıtay, bu kişinin eylemini TCK m. 37 kapsamında 'fiili birlikte gerçekleştiren' olarak kabul eden ilk derece mahkemesi kararını neden bozmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #170491

Yargıtay (örn: Y.20.CD, K.2020/4113), bu tür bir eylemin TCK m. 37 kapsamında 'müşterek faillik' olarak kabul edilemeyeceği, TCK m. 39 kapsamında 'yardım etme' niteliğinde olduğu görüşündedir. Bozma gerekçesi, müşterek faillik için aranan 'fiil üzerinde ortak hakimiyet' unsurunun somut olayda gerçekleşmemiş olmasıdır. Sanığın eylemi, suçun kanuni tanımındaki 'satma', 'verme' gibi icrai hareketlere doğrudan bir katılım değildir. Sanık, sadece alıcı ile satıcıyı buluşturarak ve iletişimi sağlayarak, suçun işlenmesini kolaylaştıran fer'i nitelikte bir katkıda bulunmuştur. Fiilin işlenip işlenmemesi, sanığın iradesine değil, asıl fail olan satıcının iradesine bağlıdır. Bu nedenle, sanığın eylemi 'suçun işlenmesini kolaylaştırmak' suretiyle yardım etme kapsamında kaldığından, cezasından TCK m. 39 uyarınca indirim yapılması gerekirken, indirim yapılmaksızın müşterek fail gibi cezalandırılması hukuka aykırı bulunmuştur. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/uyusturucu-madde-ticareti-sucuna-yardim-etme-cezasi.html)