Bir tazminat davasında, davalı avukat zamanaşımı def'ini ıslah dilekçesine karşı ileri sürmüştür. Mahkemenin, bu zamanaşımı def'ini hiç tartışmadan ve bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar vermeden davanın esası hakkında hüküm kurması, usul hukuku açısından nasıl bir sonuç doğurur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #170482

Bu durum, usul hukukuna aykırı bir durumdur ve Yargıtay tarafından bir 'bozma nedeni' olarak kabul edilir. Zamanaşımı def'i, davanın esasına girilmesini engelleyebilecek, borcu sona erdiren (eksik borç haline getiren) bir savunma aracıdır. Davalı tarafından süresinde ileri sürüldüğünde, mahkemenin öncelikle bu def'i incelemesi, zamanaşımı süresinin dolup dolmadığını tartışması ve bu konuda bir ara karar veya nihai kararın gerekçesinde bir değerlendirme yapması zorunludur. Eğer zamanaşımı süresinin dolduğu kanaatine varırsa, davanın esasına hiç girmeden 'zamanaşımı nedeniyle reddine' karar vermelidir. Mahkemenin, usulüne uygun olarak ileri sürülmüş zamanaşımı def'ini hiç değerlendirmeden işin esasına girerek hüküm kurması, savunma hakkının kısıtlanması ve eksik inceleme anlamına gelir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/borclar-hukuku/avukata-acilan-alacak-veya-tazminat-davasinda-zamanasimi-suresi.html, Y.13.HD 2017/5854 E. kararı)