Bir kişinin, borçlarından kurtulmak amacıyla arkadaşı B ile anlaşarak, üzerindeki tek değerli malvarlığı olan evini tapuda B'ye satmış gibi göstermesi, ancak gerçekte bir satış veya bedel ödemesi olmaması durumu, hukuken nasıl bir işlem olarak nitelendirilir? Bu işleme karşı alacaklıların başvurabileceği hukuki yollar nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #170479

Bu işlem, hukuken 'mutlak (basit) muvazaa' olarak nitelendirilir. Taraflar (A ve B), üçüncü kişileri (alacaklıları) aldatmak amacıyla, gerçekte hiçbir hukuki işlem yapma iradeleri olmamasına rağmen, dışarıya karşı bir satış sözleşmesi varmış gibi görünmektedirler. Görünüşteki bu satış işlemi, tarafların gerçek iradesine uymadığı için TBK m. 19 uyarınca kesin olarak hükümsüzdür. Bu işleme karşı alacaklıların başvurabileceği hukuki yollar şunlardır: 1) **Muvazaa Nedeniyle Tapu İptal ve Tescil Davası (TBK m. 19):** Alacaklılar, bu işlemin muvazaalı ve geçersiz olduğunun tespiti ile tapu kaydının iptal edilerek tekrar borçlu A adına tescil edilmesi için dava açabilirler. Bu dava herhangi bir süreye tabi değildir. 2) **Tasarrufun İptali Davası (İİK m. 277 vd.):** Eğer şartları varsa (aciz belgesi alınması gibi), alacaklılar bu bağış hükmündeki tasarrufun iptali için de dava açabilirler. Ancak muvazaa davası, işlemi temelden geçersiz kıldığı için daha radikal bir yoldur. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/borclar-hukuku/muvazaa-davasi-nedir.html)