Bir avukatın, vekaleten yürüttüğü vekalet ilişkisi devam ederken, müvekkilin talebi üzerine 'hesap verme' borcunu yerine getirmemesi durumunda, müvekkilin bu nedenle açacağı alacak davasında zamanaşımı işlemeye başlar mı? Zamanaşımının başlangıcı için hangi anın beklenmesi gerektiğini Yargıtay kararları ışığında açıklayınız.
Hayır, başlamaz. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre (örn: Y.13.HD, K.2016/22476), vekilin (avukatın) hesap verme borcu (TBK m. 508), vekalet sözleşmesinin kurulmasıyla birlikte doğar ve vekalet ilişkisi sona erinceye kadar devam eder. Vekilin, vekaleten tahsil ettiği paraları veya diğer değerleri müvekkile iade etme borcu da bu hesap verme borcunun bir parçasıdır. Bu borç, vekilin usulüne uygun olarak hesap vermesiyle veya vekalet sözleşmesinin (azil, istifa vb. ile) sona ermesiyle muaccel hale gelir. Dolayısıyla, vekalet ilişkisi devam ettiği ve avukat müvekkiline kesin bir hesap vermediği sürece, müvekkilin alacağı için zamanaşımı işlemeye başlamaz. Zamanaşımı, ancak vekalet ilişkisinin bittiği veya avukatın kesin hesap verdiği tarihten itibaren işlemeye başlayacaktır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/borclar-hukuku/avukata-acilan-alacak-veya-tazminat-davasinda-zamanasimi-suresi.html)