5237 sayılı TCK'da bir suçun taksirle işlenmiş halinin cezalandırılabilmesi için genel kural nedir? TCK m. 27'de düzenlenen 'sınırın kast olmaksızın aşılması' halinde ceza indirimi yapılabilmesi için, aşılan fiilin kanunda taksirli halinin de cezalandırılmasının aranmasının sebebini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #170466

TCK m. 22/1'e göre, taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça belirttiği hallerde cezalandırılır. Genel kural, suçların kasten işlenmesidir; bir suçun taksirli halinin cezalandırılabilmesi için kanunda bu konuda açık bir hüküm (örneğin 'taksirle yaralama', 'taksirle öldürme' gibi) bulunması gerekir. TCK m. 27'de, hukuka uygunluk nedenlerinde sınırın taksirle aşılması halinde ceza indirimi için, 'fiil taksirle işlendiğinde de cezalandırılıyorsa' şartının aranmasının sebebi şudur: Eğer bir fiilin taksirli hali kanunda hiç suç olarak tanımlanmamışsa, o fiilin taksirle işlenmesi zaten cezalandırılamaz. Sınırın taksirle aşılması da özünde taksirli bir eylemdir. Dolayısıyla, kanunun suç saymadığı taksirli bir eylemden dolayı, sırf bir hukuka uygunluk nedeninin sınırı aşıldı diye kişiye ceza verilmesi veya cezasından indirim yapılması mantıksal olarak mümkün değildir. Bu kural, ceza hukukunun 'kanunilik' ilkesinin bir gereğidir. Örneğin, mala zarar verme suçunun taksirli hali TCK'da düzenlenmemiştir. Bu nedenle, meşru savunmada sınırı taksirle aşarak başkasının malına zarar veren kişiye ceza verilemez. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/zorunluluk-hali-zaruret-tck-25-2-madde/)