Yoksulluk nafakası alan bir eşin, ahlaka aykırı veya toplumca hoş karşılanmayan bir hayat tarzı benimsemesi (haysiyetsiz hayat sürme), nafaka borcunu sona erdirir mi? TMK m. 176/3'e göre bu durumun nafakanın kaldırılması sebebi olabilmesi için aranan şartlar nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #170458

Evet, yoksulluk nafakası alan eşin haysiyetsiz hayat sürmesi, nafakanın mahkeme kararıyla kaldırılması sebeplerinden biridir (TMK m. 176/3). Ancak bu durumun nafakanın kaldırılmasına yol açabilmesi için bazı şartlar aranır: 1) **Haysiyetsiz Hayat Sürme:** Bu kavram, toplumun genel ahlak anlayışına ve değer yargılarına göre ayıp ve onur kırıcı kabul edilen bir yaşam tarzını ifade eder. Yargıtay kararlarında kumarbazlık, ayyaşlık, hayat kadınlığı gibi durumlar örnek olarak gösterilmektedir. 2) **Süreklilik:** Kanun metnindeki 'hayat sürme' ifadesi, bu tür davranışların bir defalık veya tesadüfi olmaması, bir yaşam biçimi haline gelmesi, yani süreklilik arz etmesi gerektiğini ifade eder. Anlık bir hata veya davranış bu kapsamda değerlendirilmez. 3) **Mahkeme Kararı:** Bu durum, nafakayı kendiliğinden sona erdirmez. Nafaka yükümlüsünün, bu durumu kanıtlayarak Aile Mahkemesi'nde 'nafakanın kaldırılması' davası açması ve mahkemenin bu yönde bir karar vermesi gerekir. (Kaynak: oner.av.tr/yoksulluk-nafakasi/)