6638 sayılı Kanunla İl İdaresi Kanunu m. 11'e eklenen ve valiye, 'lüzumu halinde, kolluk amir ve memurlarına suç faillerinin bulunması için gereken emirleri verebilir' yetkisi tanıyan hükmü, CMK'da düzenlenen 'adli kolluk' ve soruşturmanın savcı tarafından yürütülmesi ilkesi açısından nasıl değerlendirirsiniz?
Bu hüküm, ceza muhakemesi sistematiği açısından oldukça tartışmalıdır. CMK'ya göre, bir suç şüphesi ortaya çıktığı andan itibaren başlayan 'soruşturma' evresinin amiri Cumhuriyet savcısıdır ve kolluk bu andan itibaren 'adli kolluk' sıfatıyla savcının emir ve talimatlarına göre hareket eder (CMK m. 161, 164). Vali ise yürütme organının ve idarenin bir temsilcisidir. İl İdaresi Kanunu'na eklenen bu hüküm, idari bir amir olan valiye, adli bir görev olan 'suç faillerinin bulunması' konusunda kolluğa emir verme yetkisi tanımaktadır. Bu durum, 'kuvvetler ayrılığı' ilkesini zedelemekte ve adli görev yürüten kolluk üzerinde ikili bir otorite (hem savcı hem vali) yaratarak yetki kargaşasına neden olma potansiyeli taşımaktadır. Soruşturmanın bütünlüğünü ve savcının soruşturma üzerindeki hakimiyetini zayıflatan bu düzenleme, CMK'nın temel sistematiğine aykırı olarak nitelendirilebilir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/savcinin-yetkisine-mudahale-ve-gozalti/)