Bir davanın ön inceleme duruşmasında, mahkemenin öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar vermesi (HMK m. 138), usul ekonomisi ilkesine nasıl hizmet eder? Bu konuların tahkikat aşamasına bırakılmasının sakıncaları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #170432

Dava şartları ve ilk itirazların ön inceleme aşamasında, yani davanın en başında karara bağlanması, usul ekonomisi ilkesine (HMK m. 30) doğrudan hizmet eder. Çünkü bu hususlar, davanın esasına girilmesini engelleyen usuli meselelerdir. Eğer bir dava şartı eksikse (örn: görevsizlik, hukuki yarar yokluğu) veya haklı bir ilk itiraz varsa (örn: yetkisizlik), mahkemenin bu durumu davanın başında tespit etmesi, aylarca veya yıllarca sürebilecek tahkikat (delil toplama, tanık dinleme, bilirkişi incelemesi) aşamasına geçilmesini engeller. Bu, hem mahkemenin hem de tarafların gereksiz yere zaman, emek ve masraf harcamasının önüne geçer. Bu konuların tahkikat aşamasına veya sonuna bırakılmasının en büyük sakıncası, davanın esası hakkında tüm deliller toplandıktan ve yargılama yapıldıktan sonra, en başta çözülmesi gereken bir usul sorunundan dolayı davanın reddedilmesi riskidir. Bu, yargılamanın boşa yapılması anlamına gelir ve adil yargılanma hakkının bir unsuru olan 'makul sürede yargılanma' ilkesini de zedeler. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/gorevsizlik-nedeniyle-davanin-usulden-reddi/)