Bir uyuşturucu ticareti operasyonunda, sanık A uyuşturucu maddeyi satarken, sanık B'nin olay yerinin yakınında sadece beklemesi, B'nin suça iştirakinin 'müşterek faillik' mi yoksa 'yardım etme' mi olarak nitelendirilmesi için yeterli bir kriter midir? Yargıtay'ın bu tür durumlarda aradığı ek unsurlar nelerdir?
Hayır, sanık B'nin olay yerinin yakınında sadece beklemesi, iştirakinin niteliğini belirlemek için tek başına yeterli bir kriter değildir. Bu durum, somut olayın özelliklerine göre hem yardım etme (gözcülük) hem de müşterek faillik (suçun işlenişi üzerinde ortak hakimiyet) olarak yorumlanabilir. Yargıtay (örn: Y.10.CD, K.2017/1395), bu ayrımı yaparken şu ek unsurları aramaktadır: **1) Birlikte Hareket Etme İradesi:** Sanıkların olayın en başından itibaren birlikte hareket edip etmedikleri, olay yerine birlikte gelip gelmedikleri. **2) Rol Dağılımı ve Fonksiyonel Katkı:** Sanık B'nin beklemesinin, suçun işlenişinde fonksiyonel bir katkı sağlayıp sağlamadığı. Örneğin, polis baskınına karşı gözcülük yapmak, alıcıyı veya satıcıyı korumak gibi bir görevi olup olmadığı. **3) Suç Sonrası Paylaşım:** Satıştan elde edilecek gelirden pay alıp almayacağı. Eğer sanık B'nin, sanık A ile fikir ve eylem birliği içinde, suçun işlenişinde etkin bir rol üstlenerek (örneğin gözcülük yaparak güvenliği sağlayarak) orada bulunduğu ispatlanırsa eylemi müşterek faillik sayılır. Sadece tesadüfen orada bulunması veya pasif bir şekilde beklemesi ise iştirak olarak dahi kabul edilmeyebilir veya en fazla yardım etme olarak değerlendirilebilir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/uyusturucu-madde-ticareti-sucuna-yardim-etme-cezasi.html)