Bir polis memurunun, 2559 sayılı PVSK m. 16'da sayılan silah kullanma şartları oluştuğunda, bu yetkisini kullanırken kendisine karşı silahla saldırıya teşebbüs edilmesi halinde nasıl hareket etmesi gerekir? PVSK m. 16/9'da düzenlenen bu özel durumun, aynı kanunun 8. fıkrasındaki kademeli (dur ihtar-uyarı atışı-hedefe ateş) yetkiden farkını açıklayınız.
PVSK m. 16/9, polisin zor veya silah kullanma yetkisini kullanırken kendisine karşı silahla saldırıya teşebbüs edilmesi gibi ani ve hayati tehlike içeren özel bir durumu düzenler. Bu durumda polis, 'saldırı tehlikesini etkisiz kılacak ölçüde duraksamadan silahla ateş edebilir'. Bu hükmün, 8. fıkradaki kademeli yetkiden temel farkı, prosedürel adımların atlanmasına izin vermesidir. PVSK m. 16/8'deki 'dur' ihtarı, uyarı ateşi gibi kademeli ve zamana yayılan süreç, kaçan bir şüphelinin yakalanması gibi daha kontrol edilebilir durumlar için öngörülmüştür. Ancak polisin canına kastedilen ani bir silahlı saldırı teşebbüsü karşısında, bu adımları uygulaması beklenemez. Bu durum, TCK'daki meşru savunma halinin PVSK'daki özel bir yansımasıdır. Polis, bu durumda saldırıyı bertaraf etmek için duraksamadan ve orantılı bir şekilde doğrudan saldırgana karşı silah kullanma yetkisine sahiptir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/polisin-silah-kullanma-yetkisi.html)