TCK m. 40'ta düzenlenen 'bağlılık kuralı'nın, özgü suçlar (memur suçları, zimmet vb.) açısından getirdiği özel düzenleme nedir? Özgü suça iştirak eden ancak 'özel faillik niteliği' taşımayan bir kişi (örneğin memur olmayan bir sivil), bu suçtan hangi sıfatla sorumlu tutulabilir? Bu kişinin 'müşterek fail' olması mümkün müdür?
Bağlılık kuralı (TCK m. 40), bir suça iştirak edenlerin sorumluluğunun, asıl fiili işleyen failin eylemine bağlı olduğunu ifade eder. TCK m. 40/2, bu kuralın özgü suçlar (sadece belirli bir sıfatı taşıyan kişilerin, örn: kamu görevlisi, hekim, avukat, fail olabildiği suçlar) için özel bir sonucunu düzenlemiştir. Buna göre, özgü suçlarda, ancak 'özel faillik niteliğini' (örn: kamu görevlisi olma sıfatı) taşıyan kişi 'fail' olabilir. Bu suça iştirak eden ancak bu sıfatı taşımayan diğer kişiler (örneğin zimmet suçuna yardım eden sivil bir vatandaş), suçun işlenişine ne kadar etkin katkıda bulunurlarsa bulunsunlar, 'müşterek fail' olarak sorumlu tutulamazlar. Bu kişiler, iştirak şekillerine göre ancak 'azmettiren' veya 'yardım eden' olarak sorumlu tutulabilirler. Zimmet suçunda fiil üzerinde ortak hakimiyet kursa bile, memur olmayan bir kişi müşterek fail olamaz, en fazla azmettiren veya yardım eden olabilir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/sahte-surucu-belgesi-duzenlenmesi/)