Kira uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk kapsamında, arabuluculuk görüşmelerinin ilk iki saatlik ücretinin Adalet Bakanlığı tarafından karşılanması ve dava sonunda haksız çıkan taraftan tahsil edilmesi usulünü, adli yardım kurumu ile karşılaştırınız. Bu uygulamanın amacı ve adil yargılanma hakkı üzerindeki potansiyel etkileri nelerdir?
Bu uygulama, adli yardım kurumuna benzemekle birlikte ondan farklıdır. Adli yardımda, kişinin mali gücünün yetersizliği baştan tespit edilir ve tüm masraflar devlet tarafından karşılanır. Kira arabuluculuğunda ise, tarafın mali durumuna bakılmaksızın ilk iki saatlik ücret devlet tarafından ödenmekte, yani bir nevi 'sisteme katılım teşviki' sağlanmaktadır. Bu ücretin dava sonunda haksız çıkan tarafa 'yargılama gideri' olarak yükletilmesi, tarafları arabuluculukta daha uzlaşmacı olmaya teşvik etmeyi amaçlar. Adil yargılanma hakkı açısından etkisi ise, dava açma hakkını mali bir yük getirmeden kullanma imkanı sunması (erişim kolaylığı), ancak dava sonunda bu maliyetle karşılaşma riskinin de tarafları sulhe yöneltmesi şeklinde çift yönlüdür. Amaç, yargının iş yükünü azaltmak ve uyuşmazlıkları daha hızlı çözmektir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/kira-davalarinda-zorunlu-arabuluculuk/)