Devlet memurluğuna girişte 'sınav şartı'nı (DMK m. 50) ihlal ederek, yani sınavsız veya usulsüz bir sınavla atanan ve adaylık dönemini başarıyla tamamlayarak asaleti onanan bir memurun, bu durumun yıllar sonra anlaşılması üzerine DMK m. 98/b uyarınca memurluğuna son verilebilir mi? Danıştay'ın bu konudaki yaklaşımını 'idari istikrar' ilkesi ve memurun liyakati açısından değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #170371

Danıştay'ın yerleşik içtihatlarına göre (örn: Danıştay 12. Dairesi, E:1990/3945), memurluğa sınavsız veya usulsüz sınavla girme, DMK m. 50'ye aykırılık teşkil eden ve DMK m. 98/b uyarınca memurluğa son verme sebebi oluşturan bir durumdur. Ancak Danıştay, bu kuralı 'idari istikrar', 'kazanılmış haklara saygı' ve 'hukuki güvenlik' ilkeleri çerçevesinde yumuşatmaktadır. Özellikle, usulsüzlüğe memurun kendisinin bir katkısı (hile, sahtecilik vb.) yoksa, aradan uzun bir zaman geçmişse ve en önemlisi memur adaylık dönemini başarıyla tamamlayıp asaleti onanmış, görevinde liyakatini ve başarısını kanıtlamışsa, sadece başlangıçtaki bu şekli eksiklik nedeniyle yıllar sonra görevine son verilmesinde kamu yararı ve hizmet gereklerine uygunluk bulunmadığına karar vermektedir. Aksi bir durumun, idari istikrarı bozacağı ve bireyin Devlete olan güvenini sarsacağı kabul edilmektedir. Ancak bu durum, memurun henüz adaylık aşamasında olduğu veya usulsüzlükte kendi kusurunun bulunduğu hallerde farklı değerlendirilebilir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/devlet-memurlari-kanunu-50-51-madde-dmk/)