Bir suçun işlenişine 'müşterek fail' (TCK m. 37) olarak katılma ile 'azmettirme' (TCK m. 38) arasındaki temel ayrım nedir? Suç işleme kararı olmayan bir kişiyi bu karara yönlendirmek ile zaten suç işleme kararı olan birinin kararını kuvvetlendirmek arasındaki fark, iştirak türlerinin belirlenmesinde nasıl bir rol oynar?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #170370

Müşterek faillik ile azmettirme arasındaki temel ayrım, failin suçun işlenişi üzerindeki hakimiyetidir. **Müşterek Fail (TCK m. 37/1):** Suçun kanuni tanımındaki fiili, diğer faillerle birlikte 'birlikte suç işleme kararı' çerçevesinde ve 'fiil üzerinde ortak hakimiyet' kurarak gerçekleştiren kişidir. Müşterek failler, suçun icrasına doğrudan katılırlar. **Azmettiren (TCK m. 38/1):** Fiil üzerinde bir hakimiyeti yoktur; suçu bizzat işlemez. Azmettirenin rolü, daha önce o suçu işleme konusunda hiçbir kararı veya düşüncesi olmayan bir kişinin zihninde suç işleme kararını oluşturmaktır. Yani, 'yoktan bir suç işleme kararı var etmektir'. Eğer kişinin zaten bir suçu işleme kararı varsa, bu kişiyi teşvik etmek veya kararını kuvvetlendirmek 'azmettirme' değil, TCK m. 39/2-a uyarınca 'suç işlemeye teşvik etmek veya suç işleme kararını kuvvetlendirmek' suretiyle 'yardım etme' olarak kabul edilir. Bu ayrım, iştirak şeklinin doğru tespiti ve uygulanacak ceza rejimi açısından kritiktir. Azmettiren, işlenen suçun cezası ile cezalandırılırken; yardım edenin cezasında indirim yapılır. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/sahte-surucu-belgesi-duzenlenmesi/)