Taşınmaz satış sözleşmesinde bedelde muvazaa (tapuda satış bedelinin gerçek bedelden düşük gösterilmesi) iddiası, sözleşmenin tarafları arasında hangi tür delillerle ispat edilebilir? Taraflar arasında haricen düzenlenen ve gerçek satış bedelini gösteren adi yazılı bir belgenin, resmi senet karşısındaki ispat gücünü HMK ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2022/427 sayılı kararı ışığında değerlendiriniz.
Taraflar arasındaki bedelde muvazaa iddiası, HMK'nın senetle ispat zorunluluğunu düzenleyen hükümleri (HMK m. 200, 201) gereğince kural olarak yine yazılı bir delille ispatlanmalıdır. Resmi senedin aksi ancak yine bir yazılı delille kanıtlanabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2022/427 K. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, taraflar arasında haricen düzenlenen ve gerçek satış bedelini içeren adi yazılı bir sözleşme, bedeldeki muvazaanın ispatı için geçerli bir 'yazılı delil başlangıcı' veya duruma göre 'kesin delil' niteliği taşıyabilir. Bu harici sözleşme, resmi satış sözleşmesinin geçerliliğini değil, sadece bedel unsurunun muvazaalı olduğunu ispatlamaya yarar. Resmi senedin düzenlenmesinden önce veya sonra imzalanmış olması fark etmez. Tarafların gerçek ve ortak iradesinin bu harici belgedeki bedel olduğunu gösteren bu delil, mahkeme tarafından dikkate alınır ve satıcının, ödenmeyen bakiye bedeli bu belgeye dayanarak talep etmesi mümkündür. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/borclar-hukuku/muvazaa-davasi-nedir.html)