Borçlunun, alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla yaptığı muvazaalı bir tasarrufun iptali için alacaklının açabileceği 'muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescil davası' (TBK m. 19) ile 'tasarrufun iptali davası' (İİK m. 277 vd.) arasındaki temel farkları; davanın hukuki niteliği, dava açma şartları (aciz belgesi), tabi olduğu süreler ve davanın kabulü halinde doğuracağı sonuçlar açısından karşılaştırınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #170361

TBK m. 19'a dayalı muvazaa davası ile İİK m. 277 vd.'na dayalı tasarrufun iptali davası arasındaki temel farklar şunlardır: 1) **Hukuki Nitelik ve Amaç:** Muvazaa davası, yapılan işlemin aslında hiç yapılmamış, yani en başından itibaren geçersiz olduğunun tespitini amaçlar. Tasarrufun iptali davası ise, hukuken geçerli olan bir tasarrufun sadece davacı alacaklı bakımından hükümsüz kılınmasını ve alacağını tahsil etme yetkisi vermesini amaçlar. 2) **Dava Şartları:** Muvazaa davası açmak için alacaklının icra takibi yapması veya aciz belgesi alması gerekmez. Tasarrufun iptali davası açabilmek için ise kural olarak alacaklının borçlu hakkında yaptığı icra takibinin kesinleşmiş olması ve geçici veya kesin aciz belgesine sahip olması gerekir. 3) **Süre:** Muvazaa iddiası, işlemin mutlak butlanla batıl olması nedeniyle herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi olmaksızın her zaman ileri sürülebilir. Tasarrufun iptali davası ise, tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren en geç beş (5) yıllık hak düşürücü süre içinde açılmalıdır (İİK m. 284). 4) **Sonuçları:** Muvazaa davası kabul edildiğinde, işlem hiç yapılmamış sayılır ve dava konusu mal borçlunun mülkiyetine geri döner (ayni etki). Tapu iptal edilerek borçlu adına tescil edilir. Tasarrufun iptali davası kabul edildiğinde ise mülkiyet üçüncü kişide kalmaya devam eder, ancak davacı alacaklıya o malı sanki borçlunun malvarlığındaymış gibi haczettirip sattırma ve alacağını tahsil etme yetkisi verilir (şahsi etki). (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/borclar-hukuku/muvazaa-davasi-nedir.html, HGK-K.2021/146)