TCK m. 27/1'de düzenlenen 'sınırın kast olmaksızın aşılması' hali, zorunluluk durumunda nasıl bir uygulama alanı bulur? Bir kişinin, ağır ve muhakkak bir tehlike karşısında korku, panik veya heyecanla, tehlikeyi bertaraf etmek için gerekenden daha ağır bir fiil işlemesi durumunda cezai sorumluluğu ne olur? Bir örnekle açıklayınız.
TCK m. 27/1, zorunluluk halinde 'orantılılık' şartının taksirle (kast olmaksızın) aşılması durumunda uygulama alanı bulur. Bir kişi, zorunluluk halinin diğer tüm şartları (ağır ve muhakkak tehlike, bilerek sebep olmama, başka türlü kurtulma olanağı bulunmama) mevcutken, içinde bulunduğu korku, panik veya heyecan gibi mazur görülebilir bir halden dolayı orantıyı aşan bir fiil işlerse, tam cezasızlık hali ortadan kalkar. Ancak, failin kusuru azaldığı için cezasında indirim yapılır. Kurala göre, 'fiil taksirle işlendiğinde de cezalandırılıyorsa, taksirli suç için kanunda yazılı cezanın altıda birinden üçte birine kadarı indirilerek hükmolunur.' Örneğin, üzerine saldıran yırtıcı bir köpekten kaçarken, sadece kapısını aralayıp girebileceği bir eve panikle kapıyı kırarak giren kişi, mala zarar verme suçunda orantıyı aşmıştır. Bu durumda, eğer mala zarar vermenin taksirli hali kanunda cezalandırılıyor olsaydı (ki mevcut TCK'da yoktur), o suçun cezasından indirim yapılırdı. Başka bir örnek; yangından kaçarken komşusunun balkonuna atlayan kişinin, bu sırada paniğe kapılıp komşusunun değerli bir saksısını kırması durumunda, sınırın taksirle aşıldığı kabul edilebilir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/zorunluluk-hali-zaruret-tck-25-2-madde/)