Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun (TVK) 29. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, TCK'da sayılan belirli suçlar (örneğin TCK m. 309, 314) nedeniyle hakkında soruşturma veya kovuşturma yürütülen ve yurt dışında bulunması nedeniyle ulaşılamayan bir kişinin Türk vatandaşlığının kaybettirilmesi sürecini açıklayınız. Bu düzenlemenin, masumiyet karinesi ve AİHS'de düzenlenen adil yargılanma hakkı açısından doğurabileceği sorunları tartışınız.
Süreç şöyledir: 1) Kişi hakkında TCK'da sayılan katalog suçlardan bir soruşturma/kovuşturma başlamalıdır. 2) Bu kişinin yurt dışında olduğu ve kendisine ulaşılamadığı soruşturma aşamasında savcı, kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından tespit edilmelidir. 3) Bu tespit üzerine durum bir ay içinde İçişleri Bakanlığı'na bildirilir. 4) Bakanlık, Resmî Gazete’de 'yurda dön' ilanı yapar. 5) Kişi, ilana rağmen üç ay içinde yurda dönmezse, Bakanlığın teklifi ve Cumhurbaşkanı kararıyla vatandaşlığı kaybettirilebilir. Bu düzenleme, anayasal ilkeler açısından ciddi sorunlar barındırır: **Masumiyet Karinesi:** Kişinin vatandaşlığı, henüz suçluluğu kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla sabit olmadan, sadece bir soruşturma veya kovuşturma (yani bir suç isnadı) devam ederken kaybettirilmektedir. Bu durum, 'suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz' şeklindeki masumiyet karinesini ihlal etme potansiyeli taşır. **Adil Yargılanma Hakkı:** Kişiye yurda dönmesi için çağrı yapılmakta ve dönmemesi halinde en temel haklarından olan vatandaşlık hakkını kaybetme yaptırımıyla karşı karşıya bırakılmaktadır. Bu, kişinin kendisini savunma, yargılamaya katılma gibi adil yargılanma hakkının temel unsurlarını kullanmasını dolaylı olarak zorlayan ve hakkın özünü zedeleyebilecek bir durumdur. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/vatandasligin-kaybettirilmesi/)