Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2016/2333 E., 2017/5316 K. sayılı kararında, Sahil Güvenlik personelinin dur ihtarına uymayan kaçak göçmen teknesini durdurmak amacıyla pervanesine ateş etmesi ve seken bir parçanın bir göçmenin ölümüne neden olması olayında sanık hakkında hangi hukuki gerekçeyle karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir? Bu kararı, TCK m. 24 ve CMK m. 223/3-b hükümleri açısından yorumlayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #170331

Yargıtay 1. Ceza Dairesi ilgili kararında, sanığın eyleminin kanun hükmünü yerine getirme kapsamında kaldığını belirtmiştir. 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu, sahil güvenlik personeline silah kullanma yetkisi dahil olmak üzere diğer güvenlik kuvvetlerine tanınan tüm hak ve yetkileri vermektedir. PVSK m. 16'da ise polisin dur ihtarına uymayanları yakalamak için kademeli olarak ve ölçülü şekilde silah kullanma yetkisi düzenlenmiştir. Olayda, Sahil Güvenlik personelinin tüm uyarılara rağmen durmayan tekneyi durdurmak için son çare olarak ve öldürme kastı olmaksızın, hareketten düşürmek amacıyla pervane kısmına ateş etmesi 'kanun hükmünü yerine getirme' olarak kabul edilmiştir. Ölüm neticesi, bu hukuka uygun fiilin doğrudan bir sonucu değil, seken bir parçanın isabetiyle meydana gelen öngörülemeyen bir sonuçtur. Bu nedenle, sanık hakkında TCK m. 24 (Kanun hükmünü yerine getirme) ve CMK m. 223/3-b (Kanun hükmünü yerine getirme halinde ceza verilmesine yer olmadığına dair karar) uyarınca 'ceza verilmesine yer olmadığına' kararı verilmesi gerekirken, beraat kararı verilmesini hukuka aykırı bulmuştur. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/polisin-silah-kullanma-yetkisi.html)