Tasarrufun iptali davası (İİK m. 277 vd.) ile muvazaa davası (TBK m. 19) arasındaki temel farklar nelerdir? Özellikle davanın niteliği, dava şartları ve sonuçları açısından karşılaştırınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #170270

Metinde bu iki dava türü arasındaki farklar detaylıca açıklanmıştır: 1. **Davanın Konusu ve Niteliği:** Muvazaa davasında, yapılan işlemin aslında hiç yapılmamış olduğunun, yani 'geçersizliğinin' tespiti istenir. Bu dava ayni niteliktedir ve kabulü halinde mal, borçlunun malvarlığından hiç çıkmamış sayılır. Tasarrufun iptali davasında ise, borçlu tarafından yapılan hukuken 'geçerli' bir tasarrufun, sadece davacı alacaklı bakımından 'hükümsüz' kılınması istenir. Bu dava şahsi (kişisel) niteliktedir. 2. **Dava Şartları:** Muvazaa davası açmak için alacaklının icra takibine geçmesi ve aciz belgesi alması gerekmez. Tasarrufun iptali davası açabilmek için ise alacaklının kural olarak kesin veya geçici aciz belgesine sahip olması gerekir. 3. **Süre:** Muvazaa davası herhangi bir süreye tabi değilken, tasarrufun iptali davası, tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren en geç beş yıllık hak düşürücü süre içinde açılmalıdır (İİK m. 284). 4. **Sonuçları:** Muvazaa davası kabul edilirse, tapu kaydı iptal edilerek borçlu adına tescil edilebilir. Tasarrufun iptali davası kabul edildiğinde ise tapu kaydı düzeltilmeksizin, alacaklıya o malı haciz ve sattırma yetkisi verilir (İİK m. 283) (barandogan.av.tr/blog/borclar-hukuku/muvazaa-davasi-nedir.html).