Avukata karşı açılan alacak davası ile tazminat davasında uygulanacak zamanaşımı süreleri arasında bir fark var mıdır? Yargıtay'ın, avukatın vekaleten tahsil ettiği parayı müvekkiline iade etmemesi durumunda açılan davada uyguladığı zamanaşımı hükmü hangisidir?
Evet, önemli bir fark vardır. Metinde atıf yapılan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2021/3934 E. sayılı kararına göre, bu iki dava türünde farklı zamanaşımı süreleri uygulanır. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 40. maddesi, sadece 'iş sahibi tarafından sözleşmeye dayanılarak avukata karşı ileriürülen tazminat istekleri' için özel bir zamanaşımı süresi öngörür (öğrenmeden itibaren bir yıl ve her halde beş yıl). Ancak, avukatın vekaleten tahsil ettiği parayı müvekkiline vermemesi nedeniyle açılan dava, bir 'tazminat' davası değil, vekalet sözleşmesinden doğan bir 'alacak' davasıdır. Yargıtay'a göre bu tür bir alacak davasında Avukatlık Kanunu'nun 40. maddesi değil, vekalet sözleşmelerine ilişkin genel zamanaşımını düzenleyen Türk Borçlar Kanunu'nun 147/5. maddesi (eski BK m. 126/4) uygulanmalıdır. Bu maddeye göre zamanaşımı süresi beş yıldır. Dolayısıyla mahkemenin bu tür bir davada bir yıllık zamanaşımı süresini uygulaması bozma nedenidir (barandogan.av.tr/blog/borclar-hukuku/avukata-acilan-alacak-veya-tazminat-davasinda-zamanasimi-suresi.html).