Danıştay On İkinci Dairesi'nin 1990/3945 E. sayılı kararında, sınavsız olarak memurluğa alındığı sonradan anlaşılan bir memurun, adaylık dönemini başarıyla tamamlayıp asaleti onandıktan sonra görevine son verilmesi işlemi neden hukuka aykırı bulunmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #170251

Danıştay anılan kararında, her ne kadar sınav kazanmak memurluğa alınma koşullarından olsa da, bu koşulu sağlamadan göreve başlayan ve sonrasında adaylık dönemini (temel ve hazırlayıcı eğitim, staj) başarıyla tamamlayarak asaleti onanan bir memurun, sırf başlangıçtaki bu usulsüzlük nedeniyle görevine son verilmesinin 'yasanın amacına, kamu yararına ve hizmet gereklerine' aykırı olduğuna hükmetmiştir. Kararın gerekçesinde, 657 sayılı Kanun'daki adaylık sürecinin amacının, memurun liyakatini ve memurluğa uygunluğunu fiilen tespit etmek olduğu, bu süreci başarıyla geçen bir kişinin memurluğa ehliyetinin saptanmış sayılacağı belirtilmiştir. Dolayısıyla, idari istikrar ilkesi ve kişinin sonradan gösterdiği liyakat göz önüne alındığında, sadece başlangıçtaki sınavsız giriş nedeniyle memuriyetine son verilmesi hukuka uygun görülmemiştir. Ayrıca, usulsüzlüğe memurun bir katkısı olmadığı ve sınavın idarece iptal edilmediği de vurgulanmıştır (kadimhukuk.com.tr/makale/devlet-memurlari-kanunu-50-51-madde-dmk/).