Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresinde tutuklu bulunan bir şüphelinin, tutukluluk yerine adli kontrol altına alınarak serbest bırakılmasını CMK m. 103/1 uyarınca sulh ceza hâkiminden talep ettiğinde ve hâkim bu talebi reddettiğinde, şüphelinin hukuki statüsü ne olur? Tutukluluk hali kendiliğinden sona erer mi?
Metinde bu konuda farklı görüşler tartışılmakla birlikte, yazarın benimsediği ve gerekçelendirdiği sonuca göre, hâkimin talebi reddetmesi halinde tutukluluk hali devam eder ve kendiliğinden sona ermez. Gerekçesi şudur: CMK m. 103/2, savcıya tutukluluğu re'sen (doğrudan) kaldırma yetkisi verir. Ancak savcı bu yetkiyi kullanmayıp, CMK m. 103/1 uyarınca 'adli kontrol şartıyla' tahliye talep ettiğinde, bu talebin reddi, hâkimin somut olayda tutuklama şartlarının devam ettiğini ve adli kontrolün yetersiz kalacağını değerlendirdiği anlamına gelir. Savcının bu talebi, hâkim için bağlayıcı değildir (Anayasa m. 138, hâkimin bağımsızlığı). Savcının 'artık tutuklu kalmasını istemediği' şeklinde bir irade beyanında bulunduğu ve bu nedenle şüphelinin her halükarda serbest kalması gerektiği yönündeki görüş, kanuni düzenlemeye uymamaktadır. Bu durumda savcı, ya ret kararına itiraz edebilir ya da CMK m. 103/2'deki re'sen tahliye yetkisini kullanarak riski üstlenip şüpheliyi şartsız serbest bırakabilir. Ancak talep reddedildiği sürece tutukluluk devam eder (sen.av.tr/tr/makale/adli-kontrolle-tahliye-talep-eden-cumhuriyet-savcisinin-tahliye-yetkisi).