Yolcunun yurda getirdiği kıymetli maden veya taş niteliğindeki eşyanın ticari amaç taşıyıp taşımadığının belirlenmesi neden önemlidir? Bu belirleme hangi kanun kapsamında sorumluluğu etkiler?
Bu belirleme, uygulanacak hukuki rejimi ve dolayısıyla kişinin sorumluluğunu doğrudan etkilediği için önemlidir. Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar m. 7/c'ye göre, yolcular değeri 15.000 ABD Dolarını aşmayan ve 'ticari amaç taşımayan' ziynet eşyasını serbestçe yurda getirebilirler. Eğer getirilen eşya bu nitelikte ise, yani kişisel kullanıma mahsus ise, gümrük rejimine tabi değildir ve beyan zorunluluğu yoktur. Ancak, eşyanın niteliği, miktarı veya yolcunun profili, getirilen eşyanın 'ticari amaç' taşıdığını gösteriyorsa (örneğin, satmak amacıyla çok sayıda aynı türden takı getirilmesi), bu durumda eşya gümrüğe tabi bir ithalat malı niteliği kazanır. Bu eşyanın usulüne uygun olarak gümrüğe beyan edilmemesi, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında 'gümrük kaçakçılığı' suçunu oluşturur. Dolayısıyla 'ticari amaç' tespiti, eylemin idari bir beyan eksikliği mi yoksa bir kaçakçılık suçu mu olduğunu belirler. (sen.av.tr/tr/makale/yolcunun-gumruk-idaresine-yapacagi-nakit-aciklamasi)